"
 

Archive for Dursun Ali Erzincanlıkategorisi için arşiv

Dursun Ali Erzincanlı Şiirleri Senin Gibi Şiirinin Sözleri

Dursun Ali Erzincanlı Şiirleri Senin Gibi Şiirinin Sözleri

Senin Gibi
Seni seven senin gibi olmalı
Ve senin gibi sultanım. Allah’a kul olmalı
Namaz, gözünün nuru…
Sen namaz için mihraba yaklaşınca
Yüz yirmi bin peygamber geçer sağına…
Solunda ashabı güzinVe saf saf melekler
Sonra milyonlarca veli Edeple ardına geçer
Müminler sıra sıra…
Canlı cansız tüm varlık …
Sen namazdasın ve kainat ardında…
Uzanır öpülesi ellerin
O nurlu ellerin  Rahmanın dergahına uzanır
İsteyen sensin ; veren Allah !  İste sen,
“Rabbin sana verecek eve sende hoşnut olacaksın ”
Sen iste ki Allah’a yakarışın yüreklerimizi yaksın iste ki ,
Alemler sesini sensi katsın
“ Ver, ne olur Allah’ım !
Habib’in ne istiyorsa bize de ver Allah’ım ! ”

Yorumlar (4) »

Dursun Ali Erzincanlı Şiirleri ASHÂB-I MUHAMMED Şiirinin Sözleri

Dursun Ali Erzincanlı Şiirleri ASHÂB-I MUHAMMED Şiirinin Sözleri


ASHÂB-I MUHAMMED
Ne zaman saadet asrını düşünsek,
Arkadaşlarından,
O güzîde ashabından biri ağlar gönlümüzde.
Önce sen ağlarsın.
Abdullah bin mesud’a
“ Bana kuran oku” demiştin.
“Ya Rasulallah! Kur’an sana indirilmişken
Sana mı kur’an okuyayım” demişti.
“O’nu başkasından dinlemeyi de severim” buyurmuştun
İbn’i mesut nisa suresini okumuş,
Bir ayete gelmişti:
“Her ümmetten birer şahit,
Onların üzerine de Habibim
Seni bir şahit olarak getirdiğimiz zaman
Onların hali nice olur”
“Şimdi yeter” demiştin.
İbn-i mesud gözlerini kaldırıp bakmıştı sana,
Gözyaşların mübarek sakalına inmişti.

Hani bir defasında ashabına kuran okuyordun;
“ Sakının o ateşten ki
Onun yakıtı insanlar ve taşlardır” diyordun.
Önünde oturan siyahi bir adam,
yüksek sesle ağlamaya başlamıştı.
O ağlayışa Cibril inmişti semadan.
“ Ya rasulallah, huzurunda ağlayan bu zat kimdir?” demişti
Sen de
“ Habeşli biri” demiş ve onu övmüştün.
Cebrail’se şu müjdeyi vermişti;
“Allah buyuruyor ki:
İzzet ve celâlime, arş üzerindeki hakimiyetime yemin ederim ki
Dünyada benim korkumdan ağlayan bir kulun gözünü
Cennette çok güldüreceğim.”

 

Ne zaman saadet asrını düşünsek,
Arkadaşlarından,
O güzîde ashabından biri
Hesap gününden korkar gönlümüzde.

 

Şeddat bin evs korkar yatağına girdiğinde
Sağına soluna döner durur, uyuyamaz.
“Allah’ ım!” der,
“ Cehennem ateşi uykumu kaçırdı”
Sonra kalkar sabaha kadar namaz kılar.
Ebu derdâ düşer gönlümüze:
“Keşke ailemin koçları olaydım da
Kendilerine misafir geldiğinde beni yedirselerdi.” der.
Imran bin husayn’ düşer gönlümüze;
“Keşke bir tepede kül olaydım da
Fırtınalı bir günde rüzgâr savursaydı.” der.

 

Ne zaman saadet asrını düşünsek,
Arkadaşlarından,
O güzîde ashabından biri
Peygamber sevgisini öğretir bize.

 

Ashabından biri sana gelmişti;
“Ya Rasulallah” demişti
“Seni o kadar çok seviyorum ki
Aklıma geldiğinde gelip seni görmesem
Canım çıkacak gibi oluyor.
Sonra ahireti düşünüyorum.
Cennete girsem bile
Seninle birlikte olamayacağım
Aşağı mevkilerde kalacağım
Bu da zoruma gidiyor.
İstiyorum ki ahirette de yanında olayım.”
Sen de;
“Kişi sevdiğiyle beraberdir” buyurmuştun.

 

Abdurrahman bin Sad anlatıyor Ya Rasulallah!
Diyor ki;
“Bir gün Ömer’in oğlu Abdullah’la otururken ayağı kasılıp kaldı.
Ayağına ne oldu? dedim
Şuradan itibaren sinir toplandı, dedi
Ben de dedim ki,
En çok sevdiğin insanın adını an da iyileşsin.
“Ya Muhammed!” dedi ve hemen ayağını uzattı.”

 

Ya rasulallah,
Sen abdest aldığında
Ashâb-ı Güzîn efendilerimiz koşarak
Abdest suyunu alır yüzlerine sürermiş.
Bir defasında sormuşsun;
“Niçin böyle yapıyorsunuz?”
“Bereket ve hayır umuyoruz” demişler
Sen de buyurmuşsun ki;
“Allah ve Rasulünün sevgilisi olmak isteyen,
Doğru söylesin, emanete riayet etsin,
Komşusunu incitmesin.

 

Ne zaman saadet asrını düşünsek,
Arkadaşlarından,
O güzîde ashabından biri
Hamd eder Allah’a, şükrü öğretir bize

 

Eba Eyyûb-el Ensâri ona öğrettiğin kelimeleri söyler;
“Allah’tan başka ilâh yoktur. Mülk ve saltanat O’nundur.
Hamd O’nun hakkıdır, O’nun ortağı yoktur.”

 

ESERİ SESLENDİREN SANATÇILAR DURSUN ALİ ERZİNCANLI

Bu Eseri Dinlemek İçin Tıklayın!!!

Yorumlar (4) »

Dursun Ali Erzincanlı Şiirleri Medine!’de Zaman Şiirinin Sözleri

Dursun Ali Erzincanlı Şiirleri Medine!’de Zaman Şiirinin Sözleri

MEDİNE’DE ZAMAN İLAHİSİNİN SÖZLERİ
Medine’de sabah başkadır.
İnsanlar sevinçle uyanırlar,
Ezan-ı Muhammedi yükselir.
Mescid-i Nebevi’den
Ve Medine sokakları
Bayram yerine döner.
Bir dede hanımının elinden tutarak yürür.
Bir çocuk mescidin bahçesinde koşar özgürce
Sabaha kadar yeşil kubbeyi seyreden bir genc
Tebessüm ederek girer babus selam kapısından
Yeşil elbiseleriyle mescidde hizmet edenlere imrenir
Bir peygamber aşığı…
Bir peygamber aşığı Ümmet-i Muhammed’i koklar
Gözlerini yumarak…
Bir kuş uçar cennet bahçesinin üstünden.
Bir tekbir yayılır boşluğa.
Bir hasret dillenir yüreklerde
Ve “Bir” olana ibadet edilir.
Kimi ravza-i mutahhara’da kılar namazı
Kimi ashab-ı suffenin yerinde
Şemsiyelerin altında saf tutar kimi
Kimi mescidin bahçesinde.
Ve hıçkırıklarla secdeye kapanırlar.

Sonra otellere dönülür
Güneşin huzur veren ışıklarıyla.
Yeni kafileler girer medineye
Otellerin arasından yeşil kubbeyi arayan gözler
Salat-ü selamlarla yıkanır.
Kimi kafileler
Cennetül Bakî’dedir.
Kimisi Medine’yi dolaşır otobüslerle
Mihr Ali abiden Uhud’u dinler.
Hz. Hamza’yı dinler.
Asr_ı Saadeti yaşar Peygamber misafirleri.

Medine’de öğle başkadır.
Güneş ikindiye kadar yalnızdır Medine sokaklarında
Çünkü Güneş kıskançtır.
Habîb-i Zîşan’la başbaşadır.
Kainatın güneşinden güç katar gücüne.

Ve ikindi namazından sonra
Dükkanlar açılır.
Buhurdanlıklarda tüten kokular
Nazlı nazlı etrafa yayılır.
Kasr-ı halife oteline giden bir babaanne
Yolda torunlarına oyuncaklar alır
Hurmaları yüklenmiş bir delikanlı
Eşiyle birlikte yürür
Melekler tebessüm eder onlara
Dua eder.
Bir kasetçiden Kabe imamlarının sesi yükselir.
Vahyin yıkadığı yüzler dolaşır pazarlarda
Medine halkı güler yüzlüdür.
Çünkü onlar Ensar’ın torunlarıdır.
Rasulullah’ın komşularıdır.
Çok hassastır kalpleri.
Bunu bilen bazı misafirler
Mescid-i Nebevi’de kazandıklarını
Hayatları pahasına korumaya çalışır.
Ama bazıları
Sanki sadece alış verişe gelmiş gibi,
Kavga gürültüyle geçince günleri
Ve Unutunca Medine’yi
“Yazık oldu” der melekler
Milyarlarca insanın içinden seçildi
Buraya geldi
Ama yazık etti, yazık etti.

Medine’de akşam başkadır.
Zemzem bidonlarından zemzem içilir
Ve ikram edilir yanındakilere.
Şemsiyeler kapanır yavaşça,
Kubbeler açılır.
Gökyüzü tüm ihtişamıyla meydana çıkar.
Kimse yıldızları fark etmez nedense
Kainatın güneşinin yanında yıldızlar farkedilmez.
Ebuzer gıfari caddesini yağmur ıslatmasa da
Hasret gözyaşları ıslatır.
Sıra sıra dizili ankesörlerden
Farklı dillerde konuşmalar yapar.
Farklı renklerde insanlar.
Heyecanla konuşan biri şöyle der:
“İnanamazsın, şu anda seninle konuşurken
Mescid_i nebevi’ye bakıyorum.
On tane minare sanki arşa yükselmiş gibi.
Öyle heybetli görünüşleri var ki anlatamam.
Bu gün ikindi namazını Ravza-i mutahhara’da kıldım
Hem de Hz.Aişe sütununun önünde.
Allah sana da nasip etsin.
İnşallah dönünce anlatırım.

Medine’de gece başkadır.
Peygamber misafirleri dalınca uykuya
Melekler iner Kubbetül Hadra’ya.
Ve uzaklarda, çok uzaklarda
Medine hasretiyle yanan yüreklerden
Selamlar iletilir Sultanlar sultanına.
“Ya rasulallah” demiştir biri
“Bu yıl da nasip olmadı Medine’ne gelmek!
Ravza’nın kokusunu koklamak nasip olmadı.
Umre’ye gidenleri görünce boğazıma bir şey takılıyor.
Hep selam gönderiyorum sana
Geçenlerde umreden dönen bir arkadaş
Tespih verdi bana. Medine’den almış.
Tespihi sabaha kadar kokladım.
İnşallah bu yıl gelirsem o tespihi de getiricem.
Sana salat ve selam olsun ey gönlümün sultanı.

Medine’de zaman başkadır.
Medine’de herşey bir başkadır.
ESERİ SESLENDİREN SANATÇILAR DURSUN ALİ ERZİNCANLI
Bu Eseri Dinlemek İçin Tıklayın!!!

Yorumlar (2) »



eXTReMe Tracker
Sayfa.com
www.baltictop.com - Free Counter and web stats
  • İlahiler
  • Tesettür Gelinlik
  • gelinlik
  • Tesettür